Diğer insanlara oranla, dünyada çok az rastlanan bir hassasiyet türü vardır; bu insanlar, varlığın gürültüsünü değil, kalbin fısıltısını duyar. Onlar düşünürken aklın kıyılarında dolaşmaz; kalplerinin derin sezgisinden süzülen ışıkla yol alırlar. Kararları da yine o derinliğin iç sesiyle şekillenir. Onları benzersiz kılan zekâları değildir; kalplerinde hiç dinmeyen o ince, içsel muhasebedir. Kendiyle konuşan, kendiyle susan, her susuşunda biraz daha olgunlaşan insanlar… Bu yüzden, kalabalık onları görse bile anlayamaz; onlar kendi sessizliğinin içinde büyüyen, seçilmiş ruhlardır. Ferzan Maral
👏😔
YanıtlaSilC’est un bon trimestre
Sil