Kayıtlar

Onur etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kabul Edilen Sessizlik

  Yine yüreğimin en dip yerinde adı olmayan bir sızı var. Sorular çoğaldıkça cevaplar hayattan çekildi; çünkü bazı sessizlikler kendiliğinden oluşmaz. Bu sessizlikte öğrendim ki adalet, doğduğum yerde sessiz yazıldı. Daha ilk nefeste neyi görmezden geleceğim, neyi sineye çekeceğim belliydi. Adaletsizlik sokaklara hâkim oldu, hak duvarlarda asılı kaldı. Böyle bir yerde insan sesini nereye bırakacağını bilemez. Bu yüzden varlığımın temas etmediği yerlerde durdum, gerçeği olmayan umutlarla savaştım; çünkü başka bir alan bırakılmamıştı. Bu savaş ne beni yüceltti ne de yok etti. Savaş beni eksiltmedi, ama erdemli de kılmadı. Sadece şunu öğretti: aydın yüzlerin kalbinde büyütülen karanlığı tanımayı. Sonra fark ettim, acı artık kimsenin yükü değildi; sessizlik herkesin ortak dili olmuştu. Kalabalıklar büyüdükçe sorumluluk eridi, suç sahipsiz kaldı. Herkes kendi derdine yüksek sesle tutunurken, başkasının yıkımı sessizce geçiştirildi. İnsanlık,...

🚓⛓ Kelepçelenmiş Sesler

  Kelimelerim yasaklı bir dil gibi, her nefeste boğazıma bastırılıyor. Bağırıyorum, ama sesim kayda alınmıyor. İnsan değil, rakam sayıyorlar; herkes kendi payına bakıyor, kimse kimsenin yüzüne bakmıyor. Ruhum kimliksiz, itiraza kapalı. Acım, düzenin gürültüsünde ezilip kalıyor. Liderler koltuk derdinde, ben toplumun hayatta kalma derdinde. Yaktığım her sigara yarım kalmış bir isyan, dumanı yükseliyor ama karşılık bulmuyor. Adalet bağırıyor, sessizlik alkışlıyor. FERZAN MARAL 

Bıraktığın Acıyı Mısralara Sığdırdım

  Yokluğun bir anda olmadı, yavaşça çöktü içime. Sesini kısmış bir gece gibiydi; ne bağırdı ne gitti. Konuşmak istedim. Kelimeler yerini bulamadı. Çünkü bazı gidişler anlatılmaz, insanın içinde ağırlaşır. Sol yanıma dokundun. İnsanın kendini savunamadığı yere. Orada kalp hızlanmaz, yorulur. Nefes alınır ama yetmez. Dinleseydin, belki zaman biraz dururdu. Sabır, iki kalp arasında ince bir boşluktu; sen geçtin, ben o boşlukta kaldım. Sonra eksildim. Sessizce. Kanamadım, ama içimde bir şey derin derin çöktü. Bir kez sarılsaydın, yokluk bu kadar ağır olmazdı. Kaybettim. Seni değil yalnızca, kendimi de. Sesim içime döndü. Duyuyor musun dedim, cevap gelmedi. Belki sen sustun, belki ben artık nefesimi tutuyordum. Yollar anlamını yitirdi. Gidecek yer nefes isterdi. Bende azaldı. Geceler soluma yaslandı, ben karanlığa alıştım. Kokuna hasret kaldım. Çünkü koku, gitmeyen bir hatıradır. İnsan bazen bir anıya bile tutunarak yaşar. Varlığın...