Kayıtlar

Kısa Şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bıraktığın Acıyı Mısralara Sığdırdım

  Yokluğun bir anda olmadı, yavaşça çöktü içime. Sesini kısmış bir gece gibiydi; ne bağırdı ne gitti. Konuşmak istedim. Kelimeler yerini bulamadı. Çünkü bazı gidişler anlatılmaz, insanın içinde ağırlaşır. Sol yanıma dokundun. İnsanın kendini savunamadığı yere. Orada kalp hızlanmaz, yorulur. Nefes alınır ama yetmez. Dinleseydin, belki zaman biraz dururdu. Sabır, iki kalp arasında ince bir boşluktu; sen geçtin, ben o boşlukta kaldım. Sonra eksildim. Sessizce. Kanamadım, ama içimde bir şey derin derin çöktü. Bir kez sarılsaydın, yokluk bu kadar ağır olmazdı. Kaybettim. Seni değil yalnızca, kendimi de. Sesim içime döndü. Duyuyor musun dedim, cevap gelmedi. Belki sen sustun, belki ben artık nefesimi tutuyordum. Yollar anlamını yitirdi. Gidecek yer nefes isterdi. Bende azaldı. Geceler soluma yaslandı, ben karanlığa alıştım. Kokuna hasret kaldım. Çünkü koku, gitmeyen bir hatıradır. İnsan bazen bir anıya bile tutunarak yaşar. Varlığın...

🕯️ Unutulmayan Kadın

  Ve yine dedim ki: Gitti hayallerim. Uçurtmamın ipi o gün koptu, Zaman dişlerimi tek tek söktü, Gülüşlerim karanlıkta İz bırakmadan kayboldu. Ben, Ben olmaktan vazgeçtim. Bekleyişlerim vardı; Hepsi kül oldu. Adını hayat koydum bu yanışa, Çünkü sen gittikten sonra Ölüme sarılmak istedim. Ama ölüm bile geri çevirdi beni. “Sen başkası için ölmüşsün,” dedi, “Ben yaşayan bir ölüyü almam.” İşte o an öğrendim: Sevmek, bir tür mahkûmiyetti. Adı hayattı bunun, Ama sonu yoktu. Yaşamla ölüm arasında, Bir uçurumun kenarında Askıda kaldım. Soruyorum şimdi: Hangi ilham perisi unutturur seni? Kalemimin mürekkebi bile Adını yazmaktan vazgeçmezken, Ne münasebet Unutur muyum seni? Herkese kör olurum, Sağır, dilsiz kalırım; Ama yine de Kaybetmem seni. Bir tebessüm yeterdi belki, Bir bakışında erirdim Avuçlarında. Aynı gökyüzünde Farklı hayatlar gibiyiz artık; Kavuşmak bile yasak. **Gece inerken içime Şunu öğrendim: Bazı vedalar söylenmez, Bazı isimle...

✨ Sessiz Aşkın Mısraları

  Bir gece vaktiydi, gecenin en kör, en derin anında yalnız sessizlik ve yanımda yalnız sen vardın. Gözlerim senden başkasına değmezdi, sesinin her tınısına vurulmuştum. Her nefeste, her dalgın bakışta, senin hayalinle avunurdum. Sevmek ne büyülü bir şeydi, sadece sevmek derdim. En karanlık anlarımı bile seninle aydınlattım, seninle güzelleşti her şey. Belki fazla süslü sözler bilmem, ama sana bakınca o gülüşlerin hep aklımı alır. Söylesene, hangi rüzgâr seni bana getirdi? Aklımı, kalbimi usulca senin kölen etti. Seninle geçen en güzel vakitler anlatılmaz, senin o keşfedilmemiş güzelliğini ben keşfettim, ve keşfettiğim o güzelliğin bana yeni mısralar hissettirdi. Ve ben o mısraları kitaplara sığdırarak ölümsüzleştirdim. Ben seni seviyorum, evet, sensizken bile seni seviyorum. Ferzan Maral