Kayıtlar

Çocuk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

🪨 Toprak Daha Merhametli

  Bir şey eksik bende, adı yok ama yokluğu ağır. Sol yanımda bir sancı var; geçmeyen, yerini unutturmayan. Bu aşk değil, bu özlem bile değil bu, kaybın kendisi. Sustum. Çünkü anlatınca azalmıyor. Ama kalbim susmuyor; beynimi kemiriyor. Kalbimin fısıltıları benliğimi çökertti. Zaman içimde daralıyor; nefes aldıkça kararıyorum. Kendimi tanıyamaz hâle geldim. Yüzüm var, aynaya baktığımda bana benzemeyen bir yüz görüyorum. Her sabah uyanıyorum ve aynı eksikliği buluyorum yanımda. Günler geçiyor, ama kayıp geçmiyor. Uyku bir kaçış değil artık, uyanmak da bir başlangıç sayılmıyor. Zaman geçmiyor; sadece üzerimden çekilip gidiyor. Ben bir avuç toprak olmak istiyorum yok olmak için değil. İnsanın kendini unuttuğu bir çağda, hatırlamayı hâlâ bilen tek sessizlik olduğu için. Ferzan Maral

🕳️ Müdahale Etmediğim Son

  Uyku beni terk etti, ben de kendimi. Zamanın içinde bir yerde eksik kaldım; kimse fark etmedi. Yürüdüğüm yollar beni tanımıyor artık. Adımlarım var ama yönüm yok, bir yere gitmiyorum, sadece eksiliyorum. Zamanın sesi kesildi içimde; ne ilerliyor, ne geri dönüyor. Her şey olduğu yerde ağırlaşıyor. Duruyorum, ama bu durmak dinlenmek değil. İnsan bazen durur ve çürümeye devam eder. Adımı soruyorum kendime, cevap vermiyor. Herkes bir şeye dönüşmüş, ben geride unutulmuşum. Hatırladığım hiçbir şey bana ait değil artık. Belleğim bir enkaz, duygularım altında. Sorular var; cevap istemiyorlar, sadece çoğalıyorlar. Anlamak istemiyorum, çünkü bazı şeyler anlaşıldığında daha çok acıtıyor. Zaman parçalanmış, ben aralarında dağılmışım. Durgunum; çünkü içimde hareket edecek hiçbir şey kalmadı. Ne oluyor bana biliyorum. Bu bir geçiş değil. Müdahale etmediğim bir son. Ferzan Maral 

🕰️ Zamanla Kaybolan İnsanlık

  İyi, kötüsüz bilinmezdi, kötü olmadan iyinin adı konmazdı. Yalan yoksa doğru eksikti, doğru yoksa yalan da anlamını bulmazdı. Ya yanlış bir yolda yürürdük ya da doğru bir hayatı yaşardık. Fakirle zengin aynı sokakta durur, yardımseverlikle bencillik aynı kalpte yan yana durmazdı. Anlayış vardı ya da kabalık, ikisi bir arada durmazdı. İnsan, yaradılışından gelen döngüde en azından nerede durduğunu bilirdi. Ve her kader, belli noktalarda sorgulanmayı hak ederdi. Eskiden bir mahallede insan insana yabancı değildi. Kapılar kilitten önce, yürekler mesafeden önce kapanmazdı. Şimdi dönüp bakıyorum da, anlatılanlarla yaşananların arasında dağlar değil, derin uçurumlar var. Hayat değişti diyorlar; oysa değişen yalnızca zaman değil, insanın insana bakışı. Yaşamak başka bir şeye dönüştü, hayat hızlandı, anlam yavaşladı. Zihinler kalabalık, vicdanlar sessiz. Eskiden yol belliydi, şimdi herkes yolda ama kimse yönünü bilmiyor. Ferzan Maral

🕯️ Unutulmayan Kadın

  Ve yine dedim ki: Gitti hayallerim. Uçurtmamın ipi o gün koptu, Zaman dişlerimi tek tek söktü, Gülüşlerim karanlıkta İz bırakmadan kayboldu. Ben, Ben olmaktan vazgeçtim. Bekleyişlerim vardı; Hepsi kül oldu. Adını hayat koydum bu yanışa, Çünkü sen gittikten sonra Ölüme sarılmak istedim. Ama ölüm bile geri çevirdi beni. “Sen başkası için ölmüşsün,” dedi, “Ben yaşayan bir ölüyü almam.” İşte o an öğrendim: Sevmek, bir tür mahkûmiyetti. Adı hayattı bunun, Ama sonu yoktu. Yaşamla ölüm arasında, Bir uçurumun kenarında Askıda kaldım. Soruyorum şimdi: Hangi ilham perisi unutturur seni? Kalemimin mürekkebi bile Adını yazmaktan vazgeçmezken, Ne münasebet Unutur muyum seni? Herkese kör olurum, Sağır, dilsiz kalırım; Ama yine de Kaybetmem seni. Bir tebessüm yeterdi belki, Bir bakışında erirdim Avuçlarında. Aynı gökyüzünde Farklı hayatlar gibiyiz artık; Kavuşmak bile yasak. **Gece inerken içime Şunu öğrendim: Bazı vedalar söylenmez, Bazı isimle...