Kayıtlar

Çocuk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

🕯️ Unutulmayan Kadın

  Ve yine dedim ki: Gitti hayallerim. Uçurtmamın ipi o gün koptu, Zaman dişlerimi tek tek söktü, Gülüşlerim karanlıkta İz bırakmadan kayboldu. Ben, Ben olmaktan vazgeçtim. Bekleyişlerim vardı; Hepsi kül oldu. Adını hayat koydum bu yanışa, Çünkü sen gittikten sonra Ölüme sarılmak istedim. Ama ölüm bile geri çevirdi beni. “Sen başkası için ölmüşsün,” dedi, “Ben yaşayan bir ölüyü almam.” İşte o an öğrendim: Sevmek, bir tür mahkûmiyetti. Adı hayattı bunun, Ama sonu yoktu. Yaşamla ölüm arasında, Bir uçurumun kenarında Askıda kaldım. Soruyorum şimdi: Hangi ilham perisi unutturur seni? Kalemimin mürekkebi bile Adını yazmaktan vazgeçmezken, Ne münasebet Unutur muyum seni? Herkese kör olurum, Sağır, dilsiz kalırım; Ama yine de Kaybetmem seni. Bir tebessüm yeterdi belki, Bir bakışında erirdim Avuçlarında. Aynı gökyüzünde Farklı hayatlar gibiyiz artık; Kavuşmak bile yasak. **Gece inerken içime Şunu öğrendim: Bazı vedalar söylenmez, Bazı isimle...

Geriye dönüş yok

 

🌿 Derin Sezgiden Doğan İnsanlar

  Diğer insanlara oranla, dünyada çok az rastlanan bir hassasiyet türü vardır; bu insanlar, varlığın gürültüsünü değil, kalbin fısıltısını duyar. Onlar düşünürken aklın kıyılarında dolaşmaz; kalplerinin derin sezgisinden süzülen ışıkla yol alırlar. Kararları da yine o derinliğin iç sesiyle şekillenir. Onları benzersiz kılan zekâları değildir; kalplerinde hiç dinmeyen o ince, içsel muhasebedir. Kendiyle konuşan, kendiyle susan, her susuşunda biraz daha olgunlaşan insanlar… Bu yüzden, kalabalık onları görse bile anlayamaz; onlar kendi sessizliğinin içinde büyüyen, seçilmiş ruhlardır.  Ferzan Maral

🥀 Kendi Aklıma Lanet Ettim

Resim
 

🔥Kayboluşun Eşiğinde

  Gölgeler büyüdükçe ben küçüldüm bu şehirde. Her adımımda biraz daha eksildim, biraz daha karardım. Beni yok eden insanlar değil, benim onlara inancımdı. Yıllardır içimde taşıdığım o siyah boşluk artık büyüyor. Umut dediğim şey, buz tutmuş bir gölün üzerinde ince bir çizgiymiş meğer. Kırıldı. Ve ben o karanlığa sessizce düştüm. Gözlerim ışığı unuttu, yüreğim insan sesini. Beni fark eden olmadı, çığlığımı işiten olmadı, düşüşümü tutan bir tek el bile yoktu. Sanki dünya değil, ben dönüyordum kendi etrafımda. Karanlığa gömülen bir yıldız gibi yok oldum gözlerinin önünde ama kimse görmedi. Bir şehrin bu kadar acımasız olabileceğini hiç düşünmemiştim. Meğer acımasız olan şehir değilmiş, insanların içindeki o uçurumdaymış karanlık. Ben o uçurumlara düşe düşe kendi gölgeme bile yabancı kalmışım. Bugün kapattım kapılarımı. Ne bir iz bıraktım ardımda ne de hatırlanacak bir cümle. Sözlerim sustu, kalbim zaten çoktan ölmüştü. Geriye sadece yürüyen bir b...

🌑 Karanlık, Bana Senden Kalan Miras

  Senden önce karanlıktan korkar, aydınlığı severdim. Aydınlığın huzur verdiğini sanırdım; meğer huzur, seninle gün aydınken yürüdüğüm, nefes alabildiğim o anlardaymış. Sen gidince her şey tersine döndü. Aydınlıktan korkar oldum, karanlığı sevdim. Çünkü her ışığı kapattığımda karanlık seni geri getiriyor. Sesini, gölgeni, hatıranı… Ve ben, bir daha seni kaybetmemek için kendimi karanlığa hapsettim. ✒️ Ferzan Maral

🔥 Beni Bıraktığı Gün, Yaşam Onu Bıraktı

  O benim için bir kayıp değildi. Beni bırakıp gitmesinin tek sebebi, kaybedenin ben olduğuma inanmasıydı. Oysa insan, gerçeği en çok uzaklaştığında görür. Ve o da gittiği gün anladı: Gerçek kayıp bendeki izlerde değil, kendisinde açılan boşlukta gizliydi. Onu hayatıma aldığım anda yaşam benden yavaşça çekildi; ölüm omzuma bir dost gibi yaslandı. Bir mezar kadar soğuk, bir yalnızlık kadar ağır kokuyordum. Ama yine de yüzümü ondan çevirmedim, çünkü sadakat bende doğuştan gelen bir yaraydı. O benimle yürürken yaşam ondaydı, nefesinin kaynağı bendim. Ama insan bazen en yakınındaki iyiliğe en kolay nankörlüğü yapar. O da öyle yaptı. Ve nankörlüğün bedeli gidiş gününde kesildi: Yaşam onu terk etti, ölüm onun peşine düştü. Benimle yıllarca dolaşan karanlık bu kez onun ruhuna çöktü. O gitti; ölüm beni bırakıp ona gitti. Yaşam ise onun kaçtığı yerden sessizce bana geri döndü. Aslında onun gidişiyle ben kaybetmedim. Kendini kaybeden, benim yokluğumla yüz...