🔥Kayboluşun Eşiğinde

 Gölgeler büyüdükçe

ben küçüldüm bu şehirde.

Her adımımda biraz daha eksildim,

biraz daha karardım.

Beni yok eden insanlar değil,

benim onlara inancımdı.


Yıllardır içimde taşıdığım

o siyah boşluk artık büyüyor.

Umut dediğim şey,

buz tutmuş bir gölün üzerinde

ince bir çizgiymiş meğer.

Kırıldı.

Ve ben o karanlığa

sessizce düştüm.


Gözlerim ışığı unuttu,

yüreğim insan sesini.

Beni fark eden olmadı,

çığlığımı işiten olmadı,

düşüşümü tutan bir tek el bile yoktu.

Sanki dünya değil,

ben dönüyordum kendi etrafımda.

Karanlığa gömülen bir yıldız gibi

yok oldum gözlerinin önünde

ama kimse görmedi.


Bir şehrin bu kadar acımasız olabileceğini

hiç düşünmemiştim.

Meğer acımasız olan şehir değilmiş,

insanların içindeki o uçurumdaymış karanlık.

Ben o uçurumlara düşe düşe

kendi gölgeme bile yabancı kalmışım.


Bugün kapattım kapılarımı.

Ne bir iz bıraktım ardımda

ne de hatırlanacak bir cümle.

Sözlerim sustu,

kalbim zaten çoktan ölmüştü.

Geriye sadece yürüyen bir beden

ve içinde çürümüş bir ruh kaldı.


Şimdi gidiyorum.

Hiçliğin kıyısına doğru,

kimsenin adını bilmediği bir sessizliğe.

Arkamdan bakan olursa eğer,

bilmesin neden gittiğimi.

Çünkü benim gidişim insanların değil,

kendi karanlığımın bana çağrısıdır.


Gidiyorum…

Geceye karışarak,

yer yarılsa da geri dönmeyecek kadar kırılarak.

Gidiyorum…

Benden geriye kalan tek şey

bu şehrin hiç duymadığı

sessiz bir çığlık olacak.


— Ferzan Maral


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

O Gitti, Gönlümdeki Irmak Kurudu

🖊️ Kalem

🌿 Derin Sezgiden Doğan İnsanlar