Kabul Edilen Sessizlik
Yine yüreğimin en dip yerinde
adı olmayan bir sızı var.
Sorular çoğaldıkça
cevaplar hayattan çekildi;
çünkü bazı sessizlikler
kendiliğinden oluşmaz.
Bu sessizlikte öğrendim ki
adalet, doğduğum yerde sessiz yazıldı.
Daha ilk nefeste
neyi görmezden geleceğim,
neyi sineye çekeceğim belliydi.
Adaletsizlik sokaklara hâkim oldu,
hak
duvarlarda asılı kaldı.
Böyle bir yerde
insan sesini nereye bırakacağını bilemez.
Bu yüzden
varlığımın temas etmediği yerlerde durdum,
gerçeği olmayan umutlarla savaştım;
çünkü başka bir alan
bırakılmamıştı.
Bu savaş
ne beni yüceltti
ne de yok etti.
Savaş beni eksiltmedi,
ama erdemli de kılmadı.
Sadece şunu öğretti:
aydın yüzlerin kalbinde büyütülen
karanlığı tanımayı.
Sonra fark ettim,
acı artık kimsenin yükü değildi;
sessizlik
herkesin ortak dili olmuştu.
Kalabalıklar büyüdükçe
sorumluluk eridi,
suç
sahipsiz kaldı.
Herkes kendi derdine
yüksek sesle tutunurken,
başkasının yıkımı
sessizce geçiştirildi.
İnsanlık,
ihtiyaç duyulduğunda hatırlanan
bir kavrama dönüştü.
Bu düzenin içinde
benim adım da
sessiz yazıldı.
Bu bir kader masalı değil,
bilinçli bir kabullenişti.
Ne yaşasam
uyumsuzluk sayıldı.
Ve zamanla anladım:
hakikat çoğu yerde
taşınması zor bir yüktür.
İnsan, gerçeği taşımamak için
alışır,
alıştıkça vazgeçer.
İyi olmak öğretilmez artık;
uyum sağlamak yeterlidir.
Düşünen rahatsız eder,
susabilen kabul görür.
Ahlak,
zor zamanlarda açılan
eski bir defterdir.
Bu şiir biterken
susmuyorum.
Sadece şunu biliyorum:
bazı hayatlar
anlam bulmaz,
ancak direnerek var olur.
Ferzan Maral
💪💪💪👏👏👏
YanıtlaSil