Bıraktığın Acıyı Mısralara Sığdırdım
Yokluğun bir anda olmadı,
yavaşça çöktü içime.
Sesini kısmış bir gece gibiydi;
ne bağırdı
ne gitti.
Konuşmak istedim.
Kelimeler yerini bulamadı.
Çünkü bazı gidişler
anlatılmaz,
insanın içinde ağırlaşır.
Sol yanıma dokundun.
İnsanın kendini savunamadığı yere.
Orada kalp hızlanmaz,
yorulur.
Nefes alınır
ama yetmez.
Dinleseydin,
belki zaman biraz dururdu.
Sabır, iki kalp arasında
ince bir boşluktu;
sen geçtin,
ben o boşlukta kaldım.
Sonra eksildim.
Sessizce.
Kanamadım,
ama içimde bir şey
derin derin çöktü.
Bir kez sarılsaydın,
yokluk bu kadar ağır olmazdı.
Kaybettim.
Seni değil yalnızca,
kendimi de.
Sesim içime döndü.
Duyuyor musun dedim,
cevap gelmedi.
Belki sen sustun,
belki ben artık
nefesimi tutuyordum.
Yollar anlamını yitirdi.
Gidecek yer
nefes isterdi.
Bende azaldı.
Geceler soluma yaslandı,
ben karanlığa alıştım.
Kokuna hasret kaldım.
Çünkü koku,
gitmeyen bir hatıradır.
İnsan bazen
bir anıya bile
tutunarak yaşar.
Varlığına alışmıştım.
Yokluğun daha ağır geldi.
Kimse anlamadı beni,
sen bile.
Belki de anlamak
kalmak isterdi.
Senden başka yerim yoktu.
Tek dalımdın.
Tutunduğum son sessizlik.
Nereye baksam seni gördüm;
karanlıkta
nefes alabildiğim tek yer
sendin.
Unutmak istedim.
Ama unutmak
zaman ister.
Ben durdum.
Ve şimdi biliyorum:
Bazı gidişler biter,
ama içimizde
bir gece bırakır.
Gittin ve içimdeki gece bitmedi.
Ferzan Maral
❤️❤️❤️
YanıtlaSil