🌑 Rüzgâr Bile Adımı Fısıldayacak

 


Bir gün…

Elbet bir gün, ölüm benim de kapımı çalacak.

Ve ben, herkes gibi toprağın altına değil, toprağın hafızasına bırakacağım kendimi.


Ama bil ki sevgili…

Nereye gidersen git, bir mezarın yanından geçersen

rüzgâr bir an olsa sana fısıldayacak:

“Onu hatırla…”


Çünkü ben, o mezarlardaki ölüler gibi ölü olmayacağım.

Bedenim toprağa karışacak belki,

ama kelimelerim — benim gerçek nefesim —

beni yaşamaya devam ettirecek.


Eserlerim, mezar taşımı bile ölümsüzleştirecek.

Ben sustuktan sonra bile sadakatim

sayfalarımın arasında yürümeyi sürdürecek.


Zaman seni de sınayacak, sevgili…

Saçlarına ak düşecek, yürüyüşün ağırlaşacak.

Ama bir gün eline benim bir kitabım geçtiğinde,

bil ki o kitap yalnızca kâğıt ve mürekkep olmayacak;

sana gönderilmiş bir ömürlük mektup olacak.


Çürüyen beden değildir;

çürüyen, unutulan sözlerdir.

Benim sözlerim unutulmayacak.

Çünkü ben mezara gömülmeyecek kadar diriyim—

ölümü bile aşacak kadar kelimeyim.


Bu yüzden, sevgili…

Mezarımı değil, eserlerimi hatırla.

Ben orada değilim.

Ben yazdıklarımın içinde yaşıyorum.


✒️ Ferzan Maral


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

O Gitti, Gönlümdeki Irmak Kurudu

Yaşam ile Ölümün Sessiz Çığlığı

Cehenneme Dönüşen Zaman