Bir şey eksik bende, adı yok ama yokluğu ağır. Sol yanımda bir sancı var; geçmeyen, yerini unutturmayan. Bu aşk değil, bu özlem bile değil bu, kaybın kendisi. Sustum. Çünkü anlatınca azalmıyor. Ama kalbim susmuyor; beynimi kemiriyor. Kalbimin fısıltıları benliğimi çökertti. Zaman içimde daralıyor; nefes aldıkça kararıyorum. Kendimi tanıyamaz hâle geldim. Yüzüm var, aynaya baktığımda bana benzemeyen bir yüz görüyorum. Her sabah uyanıyorum ve aynı eksikliği buluyorum yanımda. Günler geçiyor, ama kayıp geçmiyor. Uyku bir kaçış değil artık, uyanmak da bir başlangıç sayılmıyor. Zaman geçmiyor; sadece üzerimden çekilip gidiyor. Ben bir avuç toprak olmak istiyorum yok olmak için değil. İnsanın kendini unuttuğu bir çağda, hatırlamayı hâlâ bilen tek sessizlik olduğu için. Ferzan Maral
Korkularım vardı; dünyanın unutulmuş bir köşesinde tek başına titreyen yetim bir çocuk gibi. Ben senin şefkatine sığınmış, kalbinin gölgesine yaslanmışken, sen beni sessizliğin en dipsiz çukuruna attın. O an, yüreğimin ışığı söndü; karanlık içimde büyüdü, gölgelere adımı fısıldayan soğuk bir boşluğa dönüştüm. Gömüldüğüm o karanlıkta tek tutunduğum şey kalemin soğuk nefesiydi. Çünkü insanı bazen insan değil, karanlığın içinden yükselen kendi kelimeleri kurtarır. Her dokunuşumda acı mürekkeple buluştu; beyaz sayfa karardı, sanki gecenin kendisi parmaklarımdan akıyordu. Ve kalemimin son dokunuşu, kırılan yüreğimin küle dönen sesinden geriye kalan tek izdi. Siyah bir iz… Beyaz bir sayfaya düşmüş sessiz bir çığlık gibi. Ferzan Maral
“Onu kaybetmekten hep korktum; çünkü bilirdim, onu kaybetmek, benliğimi kaybetmekti. Ve o gitti… Gönlümde çağlayan ırmak kurudu. Yüreğimdeki yeşil yapraklar sararıp döküldü, her biri, bir acı hatıra gibi toprağa karıştı. Onun gidişiyle yüreğim aklıma, aklım yüreğime düşman oldu ve ben kendimi kaybettim.” Ferzan Maral
Mükemmel bir söz
YanıtlaSil